Turizm

 

Turizm Sektöründe Yapılabilecek Yatırımlar

  • İnanç Turizmi
  • Kayak turizmi
  • Dağcılık ve yayla turizmi
  • Akarsu ve su sporları turizmi

 

İldeki önemli turistik yerlerin başında Munzur Gözeleri ve Munzur Vadisi Milli Parkı gelmektedir. Tunceli-Ovacık arasında uzanan Munzur Vadisinde 42.000 hektarlık bir alan 1971 yılında Milli Park olarak ilan edilmiştir. Türkiye’nin en büyük milli parklarından biri olan “Munzur Vadisi Milli Parkı”, Tunceli kent merkezine 8 km uzaklıkta başlayıp, vadi boyunca Ovacık ovasına değin uzanmaktadır. Milli Park sahası, 1.518 çeşit kayıtlı bitki ve zengin yaban hayatı ile de yalnızca Tunceli'nin değil ülkemizin önde gelen yerlerindendir.

Halbori Gözeleri, Dereova Şelalesi, Pülümür Çayı, Yelmaniye Camisi, Pulur Höyüğü, Yeniköy Höyüğü, İn Delikleri, Uzun Hasan Türbesi, Hamami Atik, Çemişgezek Köprüsü, Tahar (Yusuf Ziya Paşa) Köprüsü, Aşağı Köprü, Sivdin Köprüsü, Zenginpınar Şelalesi, Hamidiye Medresesi, Ulukale Cami, Mazgirt Kalesi gibi öğeler önemli turistik değerlerdir.

Yurtdışında çok sayıda Tuncelili gurbetçinin yaşaması ve bu kişilerin fırsat buldukça memleketlerine gelmesi Tunceli için önemli bir turizm potansiyeli oluşturmaktadır. İldeki oteller ve restoranlar, özellikle yaz aylarında tam kapasite çalışmaktadırlar.

Fırat Havzası’nda yapılacak organize bir turistik yatırım Tunceli’de de önemli duraklara sahip olacaktır.

YAYLA TURİZMİ

Tunceli topraklarının % 25'ini oluşturan platolar, ilin orta ve kuzey kesimlerinde yayla turizmine yönelik potansiyel yaratmaktadır. Bitki örtüsü, doğal çevre değerleri, manzara olanakları, ulaşım durumu ve diğer turizm kaynaklarına yakın olma unsurları bir arada değerlendirildiğinde, yayla turizmi potansiyeli açısından merkez ilçede Gözen Köyü, Sarıtaş, Gökçek, Karagöl ve Alacık Yaylaları; Pülümür ilçesinde Sağlamtaş, Karagöl, Yelekli, Dereboyu, Dağbek ve Çakırkaya Yaylaları; Ovacık ilçesinde Koyungölü, Burnak, Eğripınar, Paşadüzü, Gözeler ve Mollaaliler Yaylaları  öne çıkmaktadır.

DAĞ TURİZMİ

Tunceli topraklarında Doğu Torosların uzantısı olarak batı-doğu yönünde uzanan Munzur Dağları ve Avcı Dağları, il topraklarının kuzeybatı ve kuzey kesiminde doğal sınır oluşturmakta, kuzeydoğusunda ise Bağırpaşa Dağı yer almaktadır. En yüksek noktası, Avcı Dağlarının üzerindeki 3463 metre yükseklikteki Akbaba Tepesidir. Orta ve güney kesimlerinde yaklaşık 1.500-2.000 m yüksekliğe sahip tepeler vardır.

Tunceli'de dağlar, turizm açısından akarsulardan sonra en önemli potansiyeli oluşturmaktadır. Karasal iklimin hüküm sürdüğü Tunceli'de kışlar çok soğuk ve yağışlı olup, uzun sürmektedir.

Munzur Dağları, Avcı Dağları ve Bağırpaşa Dağının 1.800-2.000 metreden yüksek kesimlerinde doğal koşullar nedeniyle ağaç yetişmediği için, bu kesimler tamamen çıplak olup, yılın altı ayı karlar altındadır. Bu dağların zirveleri sürekli kar ve buzlarla kaplıdır.

Ovacık iklim verilerine göre Aralık-Nisan ayları arasında 129-253 cm arasında değişen kar kalınlığı, ilçenin dağlık kesimlerinde 5 ay boyunca kış sporlarının yapılmasına olanak sağlamaktadır. Zirvelerde yaklaşık 3.500 metre yüksekliğe ulaşan Munzur Dağları ve Ovacık ilçesinin güneyindeki meşelik tepeler ile ilin kuzeydoğusundaki Bağırpaşa Dağı kayak turizmi ve dağ turizminin geliştirilmesi için elverişli olanaklar sunmaktadır. Tunceli'nin dağlık kesimlerinde suya karşı değişik dirençteki kalkerli kayaçların zamanla oyulmasıyla oluşan yüzlerce mağara, Munzur Dağlarının çeşitli yerlerine serpilmiş doğal korunaklardır. Bu mağaralar, turizm açısından da önem taşımaktadır. 

İNANÇ TURİZMİ

Ziyaretler (kutsal yerler), Tunceli genelinde sayıları yüzleri bulan, önem sırası değişebilen (kimisi il geneline yayılmış kimisi ise daha sınırlı etkiye sahip bilinirliği ile) ve halkın büyük çoğunluğunun sosyokültürel yaşamında çok önemli bir yer tutan kutsal mekânlardır. Anadolu Aleviliğinin önemli merkezlerinden biri Tunceli olup, irili ufaklı 400’ü aşkın ziyarete (inanç merkezine) ev sahipliği yapmaktadır. Baba Mansur Ocağı, Ağuçan Ocağı, Kureyşan Ocağı, Sarı Saltık Ocağı, Derviş Cemal Ocağı, Hıdır Abdal Ocağı (Düşkün Ocağı), Sultan Hıdır (Üryan Hızır) Ocağı ve Munzur Baba gibi pir ocakları bu ziyaretlerin başında gelmektedirler. Birbirinden çok uzak olmayan bu ziyaretler, aslen Tuncelili olup il dışında yaşayanlar (özellikle yurtdışındaki gurbetçiler) veya ilde ikamet edenler tarafından sıklıkla ziyaret edilmektedirler. Örneğin, Munzur Gözeleri ziyaret ve mesire alanına her yıl yaklaşık 250 - 300 bin insan uğramakta ve bilhassa ziyaretin bulunduğu Ovacık ilçesi bu sayede hatırı sayılır bir gelire kavuşmaktadır.

KAYAK TURİZMİ

Tunceli'nin cazibe merkezlerinin başında gelen Ovacık ilçesinde Gençlik ve Spor Bakanlığınca 4,5 milyon liralık bir yatırımla yaptırılan kayak merkezi, 2015 yılında hizmete açılmasına rağmen kısa zamanda ciddi sayılarda ziyaretçi ağırlamıştır. Kar kalitesiyle ön plana çıkan kayak merkezinde, bin 200 metre uzunluğunda kayak pisti ile acemiler ve çocukların rahatça kayak yapabileceği 300 metre uzunluğunda babylift pisti bulunmaktadır. 

Kayakseverlere kesintisiz kayak ve snowboard imkanı sunan kayak merkezinde, 100 kişi taşıma kapasiteli teleski, bir smotrak (kar ezme makinesi), bir kar motoru hizmet vermektedir. Ayrıca, lüks otel konforunu aratmayan 35 odalı toplam 70 yatak kapasitel konaklama tesisi de kayak merkezinde ziyaretçilere hizmet vermektedir. 

AKARSU TURİZMİ

Ülkemizdeki akarsuların çoğunluğu "akarsu turizmi" olarak tanımlanan rafting, kano ve nehir kayağı için çok elverişli olup, Tunceli de bu açılardan önde gelen illerden biridir. Doğa turizminin önde gelen dallarından biri olarak akarsu turizmine yönelik İlimizin bu büyük potansiyelinin geliştirilmesi ve geniş kitlelere hitap edecek şekilde tanıtımının yapılması önem taşımaktadır. 

Zorluk derecesi açısından Antalya ve Düzce'den çok daha iyi ve Türkiye'nin en uzun rafting parkuruna sahip akarsuyu Munzur Nehri olup, 6 saat kesintisiz rafting yapabilme olanağı sunmaktadır. Eşsiz bir doğal güzelliğe sahip Munzur Vadisi boyunca akan akarsu üzerinde rafting yaparken, zaman zaman dağ keçilerine ve boz ayılara rastlamak başka birçok yerde rastlanılmayacak türdendir.